Anasayfan Yap İletişim Sık Kullanılanlara ekle
09.05.2008:17:15:35

"Hayata birde ters açıdan bakın..."

Yüklenen son resim

YILINFOTOGRAFI10

Kategoriler

Son Yazılanlar

En Çok Okunanlar

Bağlantılar

Anket

Hayatta sizce bir sınav mı?

Evet - (2 Oy)
Hayır - (0 Oy)
Bilmiyorum - (0 Oy)

İstatistikler

» Dün Hit: 178
» Bugün Hit: 50
» Toplam Hit: 9773
» Toplam Yazı: 45
» IP: 38.103.63.16
» Proxy: Algılanmadı
» Çözünürlük:
» Browser: CCBot

RSS Feed

 RSS Feed

Hamile Sanılan Kız

4/19/2008 3:27:32 PM (Yaşanmış Hikayeler)

14-15 yaşlarındaki bi kızda durup dururkenhamilelik belirtileri başlamış:Karnı hafiften şişkinleşmiş, kusma nöbetlerigeliyomuş, sabahları yataktan çok zor kalkıyomuş...Fakat kız annesine ısrarla böyle bi şeyin mümkünolamayacağını, çünkü hiç bi erkekle bu sonucudoğuracak kadar yakın temasta bulunmadığını iddia ediyomuş.Fakat zaman geçtikçe hem karnı büyümeye devametmiş, hem de diğer belirtilerde değişiklik olmamış. Annesi, Bu yaşta...Allahım, allahım, kepazelik bu dese de kız hala hamileolmadığını söylüyomuş. Sonunda anneküçük bi kasabada yaşıyor olmalarına rağmen çıkacak söylentilerigöze alarak kızını hastaneye götürmüş. Ancak çekilen ultrasondan sonrakızın inkarlarında samimi olduğu anlaşılmış. Çünkü karnında son derecebüyük boyutlara ulaşmış bi tümör tesbit edilinceşişkinliğin ve diğer belirtilerin asıl sebebi ortaya çıkmış.Vakit kaybetmeden, apar topar ameliyata alınmış taabi. Doktorlarrutin kabul edilen bu operasyon sırasında karnı açmışlar ve işte o angördükleri manzara karşısında şok olmuşlar. Meğerse tümörsandıkları şey kocaman bi ahtapotmuş.Üstelik kıpır kıpırmış da hayvan, yani canlıymış.Olayın aslı sonradan anlaşılmış. Kız üç-dört ay önce ailesiylebirlikte okyanus kenarındaki bi kasabada tatil yapmış.Ahtapot yumurtaları da mikroskobik boyutlarda olurmuş ve bunlardandoğal olarak okyanus sularındamilyarlarca varmış. Kız muhtemelen yüzerken yuttuğu sularla beraberbu yumurtalardan da indirmiş mideye. İştebunlardan biri de, milyonda bir görülecek biçimde de olsa, kızın vücudununiçinde yaşamayı, hatta büyüyüp gelişmeyi başarmış.

Oy veren: 0 kişi | Ortalama: %0 | Yorumlar (0)

Herşeyi Hatırlayan Kadın

4/19/2008 3:25:31 PM (Yaşanmış Hikayeler)

Onlarca yıl önce gerçekleşen olayları bile en küçük ayrıntısına kadar hatırlayan ABDli kadın bilimadamlarını hayrete düşürdü. İnsan hafızası ile ilgili dünyanın en önemli uzmanlarından biri olan James McGaugh bu sıradışı olay karşısında şaşkınlığını gizlemedi.AJ ismiyle McGaugha bir mektup yazan kadın, yaşamındaki en küçük ayrıntıları bile çok açık bir şekilde hatırladığını belirtti. Gizemli kadın, mektubunda herhangi bir tarihin sorulması halinde, o gün havanın nasıl olduğunu, özel hayatının ayrıntılarını ve günün önemli haberlerini söyleyebileceğini öne sürdü.

Oy veren: 0 kişi | Ortalama: %0 | Yorumlar (0)

En Şanslı İnsan

4/19/2008 3:24:42 PM (Yaşanmış Hikayeler)

Frane Selak* 74 yaşında emekli bir öğretmen. Hırvatistanda yaşıyor. Tam 7 felaketten kurtuldu
1962: Saraybosnadan kalkan* Dubronike giden trene bindi. Tren raydan çıktı ve birkaç vagon nehre düştü. Buz gibi suda 17 kişi boğuldu. Selakın kolu kırıldı ama kurtuldu.
1963: Zagrebde DC-8 tipi bir uçağa bindi. Uçak havadayken kapısı açıldı ve Selak aşağı düşen 20 kişiden biriydi. Kazada 19 kişi öldü! Selak saman yığınına düştüğü için yaralı olarak kurtuldu.
1966: Bindiği otobüs nehre uçtu. 4kişi öldü* o birkaç sıyrıkla kurtuldu.
1970: Otomobiliyle giderken motor alev aldı. Kendini dışarı zor attı* aracın benzin deposu infilak etti.
1973: Otomobilinde meydana gelen patlamada saçlarının bir bölümünü kaybetti.
1995: Zagreb sokaklarında otobüs çarptı. Yaralı kurtuldu.
1996: Otomobil bir virajda Birleşmiş Milletlere ait kamyonla çarpıştı. Skoda marka otomobiliyle uçuruma uçtu. O bir ağacın üstüne düştü* otomobili yandı.
2003: Frane Selak* piyangodan 1.3 trilyonluk ikramiye kazandı.

Oy veren: 0 kişi | Ortalama: %0 | Yorumlar (0)

Dünyanın en dehşet verici lokantası

3/29/2008 3:28:43 PM (İlginç Haberler)

ABD de ilginç, ilginç olduğu kadar da tüyler ürpertici nitelikte bir restoranın. 1852 yılından beri faaliyet gösteren restoranın belli bir mönüsü yok. Müşterileri çok önceden ısmarlayarak istedikleri her şeyi yiyebiliyorlar. Fiyatı hiç önemli değil ve hesap da ödemiyorlar. Ancak ufak bir ayrıntı var...Bu yedikleri son yemek oluyor. Hatta yemek sonrası yapılan ikram da, ölümcül bir zehirli iğne. San Quentin Eyalet Hapishanesinden bansediyoruz. Son 10 yılda sadece 10 kişi bu sözde restorandan.Eyalet Adalet Bakanlığının web sitesinden öğrendiğimiz kadarıyla, idam mahkumu bu talihsiz 7 kişinin ısmarladığı son yemekler arasında ilginç mönüler var. Örneğin bir seri katil,son yemek olarak iyice kızarmış bir tabak patates ve iki bardak vanilyalı milkshake istemiş. Bir başkası, tecavüz ve cinayetten mahkum Tom Thompson ise sıcak bir meyvalı bulamaç yemiş. Ve şehirlerarası karayollarında çok sayıda insanın canına kıyan bir katil ise, son yemeği için iki adet pepperoni ve sosisli pizza ısmarlamış. En mütevazı idam mahkumunun son isteği ise tek bir bardak greyfurt suyuymuş.The Times gazetesinin haberinde, bunları yedikten sonra o insanlara afiyet olsun denilip denilmediği ise belirtilmemiş.

Oy veren: 3 kişi | Ortalama: %60 | Yorumlar (0)

Pearl Harbor Olayı

3/29/2008 3:14:07 PM (Yaşanmış Hikayeler)

Amerikalılar Japon Planlarını Hafife Alınca 1941, Pearl Harbor 1941 Aralık ayına gelindiğinde Japonya ve ABD arasındaki gerilim onuncu yılına girmişti. Delano Roosevelt, Japon yayılmacılığına karşı hep tetikte olmuştu ve Japonyanın Çin üzerindeki hevesleri rahatsızlık vericiydi. O sırada Japonya bütün demir, çelik ve petrolünü ABDden alıyordu ve bu malzemeleri stoklamadan ABDyle aralarını bozmak istemiyordu. Japonların İtalya ve Almanya ile üçlü ittifaka girdiği 1940 Eylülünden beri sinirler gergindi. Japonya Hindi Çinin tümüne el koyunca ABD Japonyaya petrol, demir ve çelik ambargosu uygulamaya başladı. Arkasından da Panama kanalını Japon gemilerine kapadı. 1941 Ekiminde Japonyanın savaş yanlısı partisinin başkanı General Hideki Tojo başa geçti. İki taraf da savaşın kaçınılmaz olduğunu biliyordu, ancak yine de Washingtonda anlaşma arayışları devam ediyordu. 25 Kasım 1941de ABD ile görüşmeler devam ettiği halde Tojo uçak gemilerini Hawaiye doğru yönlendirdi ve askerlerini Malezya sınırına yığdı. 6 Aralıkta Roosevelt, Japon imparatoruna barış için son bir çağrıda bulundu ama işe yaramadı. Amerikalılar ise Japonların ilk Singapura saldıracağım ve ABDnin İngiltereye yardım edip etmeme konusunda kararsız kalacağını hesaplayacaklarını düşünüyordu. ABDye karşı doğrudan bir saldırı olacağım düşünmüyorlardı. Uzmanlar o kadar emindi ki, Japonyanın Singapura saldırması sabırla bekleniyordu. Ohauda üslenmiş iki Amerikan radar operatörü 2 Aralıkta bir Japon saldırı gücünün yaklaştığını bildirdiğinde yanlış yaptıkları düşünülmüştü. Pearl Harbor yönetimi de alarma geçmeye gerek olmadığını düşünmüştü. Pearl Harborun hedef olabileceğini gösteren hiçbir delil yoktu. Honoluludaki bir Japon ajanından Pasifik filosu hakkında bir rapor istendiği bilinmesine rağmen bunun bir öneminin olacağı düşünülmemişti. Sonuçta Washington Japonyanın önce Singapura saldıracağından emindi. En sonunda 7 Aralık 1941 sabahı Pearl Harborda sıradan bir gün gibi başladı. Subaylar ve gemi personeli kıyıdaydı. Uçaklar yerlerinde duruyordu ve cephaneler başka yerde saklanıyordu. Filosunun attığı demiri koruyacak torpido ağları bile yoktu. Çünkü Pearl Harbor güvenli bir yerdi. Düşünülmeyen, hiç beklenmeyen saldırı iki dalga halinde gerçekleşti. İlk dalga Pearl Harboru 7 Aralık 1941de sabah 7:55de vurdu. Japonlar altı uçak gemisi ve 432 uçak göndermişti. 9:45de görev sona ermişti ve uçaklar gemilere döndü. Oahudaki Amerikan uçakları, sekiz savaş gemisi, üç destroyer, üç keşif gemisi imha edilmişti. İki binden fazla kişi de ölmüştü. Japonlar ise sadece 29 uçak kaybetti. Amerikan Pasifik Donanması Komutanı Amiral Kimmel ve Hawai Askeri Bölge Komutanı General Short, Pearl Harborda Japonlara savunmasız yakalandıkları için görevden alındılar. Amerikalılar şans eseri daha büyük kayıp vermekten kurtulmuştu. Pasifik filosunun bir parçası olan üç büyük uçak gemisi ve dev petrol tankerleri saldırı sırasında Pearl Harborda değildi. Böylece Amerikan donanması ciddi ölçüde zarar gördü, ancak Rooseveltin daima utanç içinde hatırlanacak bir gün diye nitelendirdiği saldın gününün hemen ertesi günü yeni gemilerin inşasına başlandı. Son bir not: Japonya Pearl Harbordan bir gün sonra Singapura saldırdı ve 15 Şubat 1942de ele geçirdi.

Oy veren: 0 kişi | Ortalama: %0 | Yorumlar (0)